Valinor'un Köpeği Huan

Oy ver
(3 oy)

Bu yazıda "Şaibeli Varlık" olarak nitelendirebileceğimiz, Huan; Valinor'un Büyük Kurt Köpeği'nden bahsedeceğiz. Sauron'u bile yenmeyi başarmış ve yazgısı belli olan, Orta Dünya'da yürümüş Kurtlar'dan ve Köpekler'den en kudretlisi Huan, mercek altında. Silmerillion'da bahsedilen Huan'ın hikayesini buraya yansıtıyoruz. Huan bir Maia mıydı, yoksa Valinor'un ona bahşettiği özel bir kudreti olan güçlü bir Kurt Köpeği miydi? Yorumu size bırakıyorum..

 

Huan Orta Dünya'da doğmamış. Kutlu Diyar'dan gelmişti; Orome uzun zaman önce onu Valinor'dayken Celegorm'a vermişti. Huan, Celegorm ile sürgüne geldi ve böylece o da Noldor'un üzerine çöken keder yazgısının hükmüne girdi, ölümle karşılasacaktı, ancak dünya üstünde yürüyen en güçlü kurtla karşı karşıya geldiğinde.
Celegorm ve Curufin, Doriath'ın batı çıkışında dinlenirken, Huan ağaçların altındaki gün ışığında bir gölge gibi kaçan Lûthien'i buldu. Çünkü hiçbir şey Huan'ın gözlerinden ve keskin koklama duyusundan kaçamazdı, ne de herhangi bir büyü onu durdurabilirdi ne de uykuya teslim olurdu.

Huan onu Celegorm'a götürdü ve Lûthien, onun bir Noldor prensi, Morgorh'un düsmanı olduğunu öğrenerek sevindi; pelerinini çıkararak kendisini tanıttı.O sırada Celegrorm ona aşık oldu.Ve onu kandırarak Nargothrond'a getirdi orada tutsak etti ve Thingol'e evlenme isteğini iletti.
Ama Huan temiz yürekliydi ve Luthien'in aşkı karşılaşmalarının ilk anından itibaren onu etkilemişti; tutsaklığına üzüldü. Bu yüzden sık sık odasına geldi; geceleri kapısının önünde yattı, çünkü kötülüğün Nargothrond'a geldiğini hissetmişti. Lûthien, yalnızlığının içinde sık sık Morgoth'a hizmet etmeyen tüm kuşların ve hayvanların dostu olan Beren'i anlatarak Huan'la konuştu; Huan tüm konuşulanları anladı. Çünkü o konuşan her şeyin dilini anlardı; ama ölümünden önce sadece üç kez sözcüklerle konuşmasına izin verilmisti.

Huan, Lûthien'e yardım etmek için bir plan yaptı; ve bir gece vakti gelerek pelerinini getirdi, öğütler vererek ilk kez konuştu. Sonra onu gizli yollarla Nargothrond'dan çıkardı, birlikte kuzeye kaçtılar; gururundan vazgeçip kızın, Orkların zaman zaman büyük kurtlara bindiği gibi, üzerine binmesine izin verdi.

Huan hızlıydı ve yorulmak bilmezdi.

Sonunda Sauron'un ele geçirdiği adaya Tol-Sirion'a vardılar buranın çukurlarında esir tutuluyordu Beren yoldaşlarının hepsi ölmüştü.Luthien Beren'e kendini duyurmak için Şarkı söyledi sesi duyan Sauron onun üzerine bir kurt saldı.Fakat Huan onu öldürdü.
Sauron teker teker diğerlerini de gönderdi; Huan onları teker teker boğazladı. Fakat Sauron kadim bir kötüydü.Draugluin'i, Angband'daki kurtadamların efendisi ve babasını gönderdi. Gücü çok büyüktü; Huan ile Draugluin'in mücadelesi uzun ve şiddetliydi. Ama sonunda Draugluin kaçıp kuleye sığınarak Sauron'un ayaklan dibinde öldü; ölürken efendisine ''Huan orada'' dedi.

Sauron, o ülkede herkesin bildiği gibi, Valinor'un kurt köpeği için emredilen yazgıyı biliyordu, bunu kendisinin başarabileceğini düşündü. Bu yüzden bir kurtadam suretine bürünerek kendini dünya üzerinde yürümüş en güçlü kişi yaptı; ve kazanmak için köprünün ağzına ilerledi.
Yaklaşmasının dehşeti öyle büyüktü ki Huan kenara sıçradı. Sonra Sauron, Lûthien'in üstüne atıldı; kız onun gözlerindeki korkunç ruhun kötülüğü ve soluğunun pis dumanı yüzünden bayıldı.
Ama Lûthien düşerken onun gözlerinin önüne koyu pelerininin bir kıvrımını fırlattı; Sauron sendeledi, çünkü çabuk geçen bir uyuşukluk içinde kalmıştı. Sonra Huan atıldı. Huan ve Kurt-Sauron'un mücadelesi başladı, uluma ve havlayıslar tepelerde yankılandı; vadinin öte yakasındaki Ered Wethrin'in duvarları üstündeki nöbetçiler, bu sesleri uzaklardan duyarak korku içinde titrediler. Ama ne büyücülük ne büyü, ne pençe ya da zehir, ne şeytanın marifeti ne de hayvan kuvveti Valinor'lu Huan’ı yenemezdi

Düşmanı boğazından yakalayıp yere fırlattı Sonra Sauron, biçim değistirerek yılan suretine ve ardından alışılmış suretine dönüştü; ama bedenini tamamen terk etmeden Huan'ın kavrayışından kurtulamazdı. Kötü ruhu karanlık yuvasını terk etmeden önce Lûthien yanına geldi ve et suretinden sıyrılmasını, hayaletinin titreserek Morgoth'a gönderilmesi gerektiğini söyledi.


Lûthien: Kulenin yönetimini bana teslim etmedikçe çıplak varlığın, orada ebediyyen Morgoth'un gözleriyle delinecek ve asağılanmanın eziyetine katlanacak.

Sauron kabul etti, Lûthien adanın ve oradaki her seyin yönetimini aldı; ve Huan onu serbest bıraktı. Sauron hemen, ayın önünden geçen karanlık bir bulut gibi vampir suretine bürünüp boğazından ağaçların üzerine kan damlatarak kaçarak Taur-nu-Fuin'e ulaştı ve bölgeyi dehşetle doldurarak oraya yerleşti.
Simdi Beren ve Lûthien yeniden özgürdüler ve birlikte yeniden ormanda dolastılar; kış gelmesine rağmen bu onları incitmedi, çünkü Lûthien'in gittiği yerlerde çiçekler kolay kolay solmadı, kuşlar karla kaplı tepelerin altında öttü.
Huan sadık olarak efendisi Celegorm'a dönmüştü; ancak onların sevgisi eskisinden daha azdı.

 

Beren ve Luthien konuşarak başka hiçbir seye dikkat etmeden yürürlerken, Celegorm ve Curufin ormandan hızla at sürerek geçiyordu; kardeşler onları uzaktan görüp tanıdılar. Sonra Celegorm atını çevirip Beren'i devirmeyi amaçlayarak üzerine mahmuzladı; Curufin yoldan ayrılıp eğilerek Lûthien'i eyerine aldı çünkü güçlü ve yetenekli bir biniciydi. Sonra Beren Celegorm'un atının önünden zıplayıp kendisini geçen Curufin'in atının üzerine sıçradı.Curufin'i boğazından yakalayıp geriye doğru savurdu, birlikte yere düştüler. At şahlanıp düstü, Lûthien üzerinden savrulup çimenlerin üzerinde serilmisti. Beren, Curufin'i boğuyordu; ama Celegorm üzerine bir mızrakla saldırdığı için ölüm ona da yakındı. O an Huan, Celegorm'un hizmetini terk ederek üzerine atladı, öyle ki at yana doğru saptı, koca kurt köpeğinin dehşetinden Beren'e yaklaşamayacaktı. Celegorm kurt köpeği ve atı lanetledi ama Huan kıpırdamadı. Sonra Lûthien ayağa kalkarak Curufin'in öldürülmesini engelledi.

Ama Curufin, utanç ve kötülükle dolarak Celegorm'un yayını aldı ve giderlerken arkasına bir ok attı; ok, Lûthien'e yöneltilmisti. Huan atılarak onu ağzıyla yakaladı Curufin yeniden attı ve Beren, Lûthien'in önüne geçti, ok göğsüne saplandı.Huan'in Feanor oğullarını kovaladığı, onların da korku içinde kaçtıkları anlatılır; ve döndüğünde Lûthien'e ormandan sifalı bir bitki getirir. Kız o yaprakla Beren'in kanamasını durdurur, hüneri ve sevgisiyle onu iyilestirir.

Huan ikinci kez sözcüklerle konuşmasında ise Luthien'i geri dönmeye ikna eden Beren'e öğütler verdi.


Artık Lûthien'i ölümün gölgesinden kurtaramazsın çünkü simdi aşkı yüzünden onun hükmü altında. Yazgından vazgeçebilir ve yaşamın sürdükçe boşuna huzuru arayarak onu sürgüne götürebilirsin. Ama yazgını reddetmezsen, o zaman ya Luthein terk edilmiş olarak tek başına ölecek ya da önünde uzanan umutsuz, ama belirsiz yazgıya seninle birlikte meydan okuyacak. Ne daha fazla öğüt veriyorum ne de yolunuzda ilerleyebilirim. Ama yüreğim Kapı'nın önünde bulacağınız şeyi hissediyor,- orada kendimi göreceğim. Başka her şey benim için karanlık; ancak üçümüzün yolları da Doriath'a ulaşacak ve ölümden önce karşılasacağız.


Beren, Lüthien'in, ikisininde bu yazgıdan ayrılamayacağını anladı ve Luthien'i geri dönmek için ikna etmeye çalışmadı.

Huan'ın öğüdü ve Luthien'in ilmiyle Draugluin'in suretine büründü, kız da Thuringwethil'in kanatlı kötülüğüne. Beren bakıldığında, gözlerindeki gerçekten zalim ama masum bir ruh parıltısı dısında, tüm yönleriyle bir kurtadam olmustu.Böylece Angband'a kolaylıkla girebileceklerdi.

Kapıda karşılaşmayı hiç beklemedikleri bir nöbetçi olduğu için ümitsizliğe kapıldılar.Morgoth'a, civardaki Elf prenslerinin ne olduğunu bilmediği bir şeyler tasarladığı hakkında söylentiler ulaşmıstı ve ormanın geçitlerinden daima Valar'ın tasmasız büyük kurt köpeği Huan'ın uluması duyuluyordu. Morgoth, Huan'ın yazgısını hatırlayıp Draugluin'in neslinden yavrular arasından birini seçti; kendi eliyle canlı etle besleyip gücünü onun üzerine yaydı. Kurt hiçbir deliğe sığmayana kadar hızla büyüdü, Morgoth'un ayaklarının dibinde iri cüssesiyle ve daima açlık içinde uzandı. Orada cehennemin atesi ve acıları içine yerlesti, güçlü, korkunç ve işkence edilmis yok edici bir ruhla doldu. O günleri anlatan hikâyelerde Kızıl Ağız, Carcharoth ve Susuzluğun Ağzı, Anfauglir diye adlandırıldı.Morgoth onu Huan'ın gelişine karşı Kapının önüne dikmişti.


Carcharoth onları uzaktan gördüğünde içi süpheyle doldu; çünkü uzun süre önce Drauglin'in öldüğüne dair haberler Angband'a ulaşmıstı. Yaklastıklarında girmelerine izin vermeyip durmalarını emretti; çevrelerindeki havada garip bir sey koklayarak kötülük içinde yaklaştı. Ama aniden eski kadim ırktan bir güç inerek Luthien'e sardı büründüğü iğrenç sureti terk ederek Carcharoth'un gücü önünde küçük ama parlak ve korkutucu bir sekilde dikildi. Elini kaldırarak ona uyumasını emretti ve dedi ki: "Ey kederli ruh, simdi karanlık bir unutuşun içine gir, bir süre için yaşamın korkunç yazgısını unut." Ve Carcharoth, sanki üzerine yıldırım düşmüs gibi yıkıldı.

Beren ve Luthien Silmarillerden bir tanesini çalıp kaçtıktan sonra Menegroth'a gitti ve orada Doriath'lı Kralı Thingol ile buluştular.Ama Macera daha bitmemişti.

Carcharoth her gün Menegroth'a yaklaşırken, hikâyelerin hayvan takiplerinin en tehlikelisi diye anlattığı Kurt'un Avlanışı'na hazırlandılar. Ava, Valinor'un kurt köpeği Huan, Ağır Elli Mablung, Güçlüyay Beleg, Erchamion Beren ve Doriath Kralı Thingol katıldı. Bir sabah at sürüp Esgalduin Nehri'ni aştılar.Avcılar doğuya ve kuzeye yöneldiler, nehrin akışını izleyerek sonunda dimdik çağlayanların üzerine bir sel gibi akan Esgalduin'in kuzeyinin aklarında karanlık bir vadide Kurt Carcharoth'a rastladılar. Carcharoth, çağlayanın dibinde yok edici susuzluğunu gidermek için içiyor ve uluyordu, böylece farkına vardılar. Uzaktan yaklaşmalarını gördü ama saldırmak için acele etmedi. Belki de Esgalduin'in tatlı sularıyla bir süre için acısı hafiflemiş olarak, yüreğinin seytansı kurnazlığı canlandı; ona doğru at sürerlerken yan tarafındaki derin bir çalılığa girip orada gizlenerek yattı. Avcılar bölgenin etrafına nöbetçiler yerlestirip beklediler ve gölgeler ormanda uzadı.Beren, Thingol'un yanında duruyordu, birden Huan'ın yanlarından ayrılmıs olduğunu fark ettiler. Sonra sık çalılığın içinden büyük bir uluma geldi; çünkü Huan sabırsızlanıp, kurdu arayarak saklandığı yerden çıkarmak için tek basına gitmişti. Ama Carcharoth ondan uzak durarak dikenlerin arasından fırlayıp aniden Thingol'un üzerine atladı. Beren hızla Thirıgol'ün önüne elinde mızrağıyla geçti ama Carcharoth onu yana sürükleyip yere yıktı ve göğsünü ısırdı. O anda Huan çalılıktan fırlayıp Kurt'un üzerine atladı, şiddetle dövüşerek yere düştüler; hiçbir kurt ve kurt köpeğinin mücadelesi buna benzemiyordu. Çünkü Huan'ın ulumasında Orome'nin borularının, Valar'ın öfkesinin sesi duyuldu ama Carcharoth'un ulumalarında Morgoth'un nefreti

Çelik dişlerden daha zalim kötülük vardı; haykırıslanyla tepelerden kayalar parçalanıp Esgalduin çağlayanlarına düsüyordu.Orada ölümüne dövüsüyorlardı; ama Thingol bunu önemsemeyip Beren'in kötü sekilde yaralandığını görerek yanına diz çöktü.

Huan, Carcharoth'u öldürdü; ama orada, Doriath ormanında, uzun süre önce söylenmis yazgısı da tamamlanmıstı; ölümcül yaralar almıs, Morgoth'un zehiri içine islemisti. Beren'in yanına gelip yere yığıldı, üçüncü kez sözcüklerle konustu; ölmeden önce Beren'e "elveda" dedi. Beren konusmadı ama elini kurt köpeğinin basına koydu, böylece ayrıldılar.

Alıntı: Silmarillion

Standart Valinor'lu Kurt Huan



Huan Orta Dünya'da doğmamıs. Kutlu Diyar'dan gelmisti; Orome uzun zaman önce onu Valinor'dayken Celegorm'a vermisti. Huan, Celegorm ile sürgüne geldi ve böylece o da Noldor'un üzerine çöken keder yazgısının hükmüne girdi, ölümle karsılasacaktı, ancak dünya üstünde yürüyen en güçlü kurtla karsı karsıya geldiğinde.
Celegorm ve Curufin, Doriath'ın batı çıkışında dinlenirken, Huan ağaçların altındaki gün ısığında bir gölge gibi kaçan Lûthien'i buldu.

Kod:
çünkü hiçbir seyHuan'ın gözlerinden ve keskin koklama duyusundan kaçamazdı, ne de herhangi bir büyü onu durdurabilirdi nede uykuya teslim olurdu.
Huan onu Celegorm'a götürdü ve Lûthien, onun bir Noldor prensi, Morgorh'un düsmanı olduğunu öğrenerek sevindi; pelerinini çıkararak kendisini tanıttı.O sırada Celegrorm ona aşık oldu.Ve onu kandıraradak Nargothrond'a getirdi orada tutsak etti ve Thingol'e evlenme isteğini iletti.
Ama Huan temiz yürekliydi ve Luthien'in aşkı karsılasmalarının ilk anından itibaren onu etkilemişti; tutsaklığına üzüldü. Bu yüzden sık sık odasına geldi; geceleri kapısının önünde yattı, çünkü kötülüğün Nargothrond'a geldiğini hissetmisti. Lûthien, yalnızlığının içinde sık sık Morgoth'a hizmet etmeyen tüm kuşların ve hayvanların dostu olan Beren'i anlatarak Huan'la konustu; Huan tüm konusulanları anladı.

Kod:
Çünkü o konuşan her seyin dilini anlardı; ama ölümünden önce sadece üç kez sözcüklerle konusmasına izin verilmisti.
Huan, Lûthien'e yardım etmek için bir plan yaptı; ve bir gece vakti gelerek pelerinini getirdi, öğütler vererek ilk kez konustu. Sonra onu gizli yollarla Nargothrond'dan çıkardı, birlikte kuzeye kaçtılar; gururundan vazgeçip kızın, Orkların zaman zaman büyük kurtlara bindiği gibi, üzerine binmesine izin verdi.

Kod:
Huan hızlıydı ve yorulmak bilmezdi.
Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 750x1135 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


Sonunda Sauron'un ele geçirdiği adaya Tol-Sirion'a vardılar buranın çukurlarında esir tutuluyordu Beren yoldaşlarının hepsi ölmüştü.Luthien Beren'e kendini duyurmak için Şarkı söyledi sesi duyan Sauron onun üzerine bir kurt saldı.Fakat Huan onu öldürdü.
Sauron teker teker diğerlerini de gönderdi; Huan onları teker teker boğazladı. Fakat Sauron kadim bir kötüydü.Draugluin'i, Angband'daki kurtadamların efendisi ve babasını gönderdi. Gücü çok büyüktü; Huan ile Draugluin'in mücadelesi uzun ve siddetliydi. Ama sonunda Draugluin kaçıp kuleye sığınarak Sauron'un ayaklan dibinde öldü; ölürken'efendisine ''Huan orada'' dedi

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 642x502 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın

Draugluin

Sauron, o ülkede herkesin bildiği gibi, Valinor'un kurt köpeği için emredilen yazgıyı biliyordu, bunu kendisinin basarabileceğini düsündü. Bu yüzden bir kurtadam suretine bürünerek kendini dünya üzerinde yürümüs en güçlü kisi yaptı; ve kazanmak için köprünün ağzına ilerledi.
Yaklasmasının dehseti öyle büyüktü ki Huan kenara sıçradı. Sonra Sauron, Lûthien'in üstüne atıldı; kız onun gözlerindeki korkunç ruhun kötülüğü ve soluğunun pis dumanı yüzünden bayıldı.
Ama Lûthien düşerken onun gözlerinin önüne koyu pelerininin bir kıvrımını fırlattı; Sauron sendeledi, çünkü çabuk geçen bir uyuşukluk içinde kalmıstı. Sonra Huan atıldı. Huan ve Kurt-Sauron'un mücadelesi basladı, uluma ve havlayıslar tepelerde yankılandı; vadinin öte yakasındaki Ered Wethrin'in duvarları üstündeki nöbetçiler, bu sesleri uzaklardan duyarak korku içinde titrediler.


Huan vs Sauron

Kod:
Ama ne büyücülük ne büyü, ne pençe ya da zehir, ne seytanın marifeti ne de hayvan kuvveti Valinor'lu Huan’ı yenemezdi

Düsmanı boğazından yakalayıp yere fırlattı Sonra Sauron, biçim değistirerek yılan suretine ve ardından alışılmış suretine dönüstü; ama bedenini tamamen terk etmeden Huan'ın kavrayısından kurtulamazdı. Kötü ruhu karanlık yuvasını terk etmeden önce Lûthien yanına geldi ve et suretinden sıyrılmasını, hayaletinin titreserek Morgoth'a gönderilmesi gerektiğini söyledi


Huan Sauronu yakalar

Alıntı:
Lûthien:
Kulenin yönetimini bana teslim etmedikçe çıplak varlığın, orada ebediyyen Morgoth'un gözleriyle delinecek ve asağılanmanın eziyetine katlanacak.
Sauron kabul etti, Lûthien adanın ve oradaki her seyin yönetimini aldı; ve Huan onu serbest bıraktı. Sauron hemen, ayın önünden geçen karanlık bir bulut gibi vampir suretine bürünüp boğazından ağaçların üzerine kan damlatarak kaçarak Taur-nu-Fuin'e ulaştı ve bölgeyi dehsetledoldurarak oraya yerlesti.
Simdi Beren ve Lûthien yeniden özgürdüler ve birlikte yeniden ormanda dolastılar; kış gelmesine rağmen bu onları incitmedi, çünkü Lûthien'in gittiği yerlerde çiçekler kolay kolay solmadı, kuşlar karla kaplı tepelerin altında öttü.
Huan sadık olarak efendisi Celegorm'a dönmüstü; ancak onların sevgisi eskisinden daha azdı.



Beren ve Luthien konuşarak başka hiçbir seye dikkat etmeden yürürlerken, Celegorm ve Curufin ormandan hızla at sürerek geçiyordu; kardeşler onları uzaktan görüp tanıdılar. Sonra Celegorm atını çevirip Beren'i devirmeyi amaçlayarak üzerine mahmuzladı; Curufin yoldan ayrılıp eğilerek Lûthien'i eyerine aldı çünkü güçlü ve yetenekli bir biniciydi. Sonra Beren Celegorm'un atının önünden zıplayıp kendisini geçen Curufin'in atının üzerine sıçradı.Curufin'i boğazından yakalayıp geriye doğru savurdu, birlikte yere düstüler. At sahlanıp düstü, Lûthien üzerinden savrulup çimenlerin üzerinde serilmisti. Beren, Curufin'i boğuyordu; ama Celegorm üzerine bir mızrakla saldırdığı için ölüm ona da yakındı. O an Huan, Celegorm'un hizmetini terk ederek üzerine atladı, öyle ki at yana doğru saptı, koca kurt köpeğinin dehsetinden Beren'e yaklasamayacaktı. Celegorm kurt köpeği ve atılanetledi ama Huan kıpırdamadı. Sonra Lûthien ayağa kalkarak Curufin'in öldürülmesini engelledi.

Ama Curufin, utanç ve kötülükle dolarak Celegorm'un yayını aldı ve giderlerken arkasına bir ok attı; ok, Lûthien'e yöneltilmisti. Huan atılarak onu ağzıyla yakaladı Curufin yeniden attı ve Beren, Lûthien'in önüne geçti, ok göğsüne saplandı.Huan'in Feanor oğullarını kovaladığı, onların da korku içinde kaçtıkları anlatılır; ve döndüğünde Lûthien'e ormandan sifalı bir bitki getirir. Kız o yaprakla Beren'in kanamasını durdurur, hüneri ve sevgisiyle onu iyilestirir.



Huan ikinci kez sözcüklerle konuşmasında ise Luthien'i geri dönmeye ikna eden Beren'e öğütler verdi.

Alıntı:
Artık Lûthien'i ölümün gölgesinden kurtaramazsın çünkü simdi aşkı yüzünden onun hükmü altında. Yazgından vazgeçebilir ve yasamın sürdükçe bosuna huzuru arayarak onu sürgüne götürebilirsin. Ama yazgını reddetmezsen, o zaman ya Luthein terk edilmis olarak tek basına ölecek ya da önünde uzanan umutsuz, ama belirsiz yazgıya seninle birlikte meydan okuyacak. Ne daha fazla öğüt veriyorum ne de yolunuzda ilerleyebilirim. Ama yüreğim Kapı'nın önünde bulacağınız seyi
hissediyor,- orada kendimi göreceğim. Baska her sey benim için karanlık; ancak üçümüzün yollan da Doriath'a ulasacak ve ölümden önce karsılasacağız.
Beren, Lüthien'in, ikisininde bu yazgıdan ayrılamayacağını anladı ve Luthien'i geri dönmek için ikna etmeye çalışmadı.

Huan'ın öğüdü ve Lüthien'in ilmiyle Draugluin'in suretine büründü, kız da Thuringwethil'in kanatlı kötülüğüne. Beren bakıldığında, gözlerindeki gerçekten zalim ama masum bir ruh parıltısı dısında, tüm yönleriyle bir kurtadam olmustu.Böylece Angband'a kolaylıkla girebileceklerdi.

Kapıda karşılaşmayı hiç beklemedikleri bir nöbetçi olduğu için ümitsizliğe kapıldılar.Morgoth'a, civardaki Elf prenslerinin ne olduğunu bilmediği bir şeyler tasarladığı hakkında söylentiler ulaşmıstı ve ormanın geçitlerinden daima Valar'ın tasmasız büyük kurt köpeği Huan'ın uluması duyuluyordu. Morgoth, Huan'ın yazgısını hatırlayıp Draugluin'in neslinden yavrular arasından birini seçti; kendi eliyle canlı etle besleyip gücünü onun üzerine yaydı. Kurt hiçbir deliğe sığmayana kadar hızla büyüdü, Morgoth'un ayaklarının dibinde iri cüssesiyle ve daima açlık içinde uzandı. Orada cehennemin atesi ve acıları içine yerlesti, güçlü, korkunç ve işkence edilmis yok edici bir ruhla doldu. O günleri anlatan hikâyelerde Kızıl Ağız, Carcharoth ve Susuzluğun Ağzı, Anfauglir diye adlandırıldı.Morgoth onu Huan'ın gelişine karşı Kapının önüne dikmişti.


Carcharoth

Carcharoth onları uzaktan gördüğünde içi süpheyle doldu; çünkü uzun süre önce Drauglin'in öldüğüne dair haberler Angband'a ulaşmıstı. Yaklastıklarında girmelerine izin vermeyip durmalarını emretti; çevrelerindeki havada garip bir sey koklayarak kötülük içinde yaklastı. Ama aniden eski kadim ırktan bir güç inerek Lüthien'e sardı büründüğü iğrenç sureti terk ederek Carcharoth'un gücü önünde küçük ama parlak ve korkutucu bir sekilde dikildi. Elini kaldırarak ona uyumasını emretti ve dedi ki: "Ey kederli ruh, simdi karanlık bir unutusun içine gir, bir süre için yasamın korkunç yazgısını unut." Ve Carcharoth, sanki üzerine yıldırım düsmüs gibi yıkıldı.




Beren ve Luthien Silmarillerden bir tanesini çalıp kaçtıktan sonra Menegroth'a gitti ve orada Doriath'lı Kralı Thingol ile buluştular.Ama Macera daha bitmemişti.

Carcharoth her gün Menegroth'a yaklasırken, hikâyelerin hayvan takiplerinin en tehlikelisi diye anlattığı Kurt'un Avlanısı'na hazırlandılar. Ava, Valinor'un kurt köpeği Huan, Ağır Elli Mablung, Güçlüyay Beleg, Erchamion Beren ve Doriath Kralı Thingol katıldı. Bir sabah at sürüp Esgalduin Nehri'ni aştılar.Avcılar doğuya ve kuzeye yöneldiler, nehrin akışını izleyerek sonunda dimdik çağlayanların üzerine bir sel gibi akan Esgalduin'in kuzeyinin aklarında karanlık bir vadide Kurt Carcharoth'a rastladılar. Carcharoth, çağlayanın dibinde yok edici susuzluğunu gidermek için içiyor ve uluyordu, böylece farkına vardılar. Uzaktan yaklasmalarını gördü ama saldırmak için acele etmedi. Belki de Esgalduin'in tatlı sularıyla bir süre için acısı hafiflemis olarak, yüreğinin seytansı kurnazlığı canlandı; ona doğru at sürerlerken yan tarafındaki derin bir çalılığa girip orada gizlenerek yattı. Avcılar bölgenin etrafına nöbetçiler yerlestirip beklediler ve gölgeler ormanda uzadı.Beren, Thingol'un yanında duruyordu, birden Huan'ın yanlarından ayrılmıs olduğunu fark ettiler. Sonra sık çalılığın içinden büyük bir uluma geldi; çünkü Huan sabırsızlanıp, kurdu arayarak saklandığı yerden çıkarmak için tek basına gitmisti. Ama Carcharoth ondan uzak durarak dikenlerin arasından fırlayıp aniden Thingol'un üzerine atladı. Beren hızla Thirıgol'ün önüne elinde mızrağıyla geçti ama Carcharoth onu yana sürükleyip yere yıktı ve göğsünü ısırdı. O anda Huan çalılıktan fırlayıp Kurt'un üzerine atladı, siddetle dövüserek yere düstüler; hiçbir kurt ve kurt köpeğinin mücadelesi buna benzemiyordu,



Kod:
Çünkü Huan'ın ulumasında Orome'nin borularının, Valar'ın öfkesinin sesi duyuldu ama Carcharoth'un ulumalarında Morgoth'un nefreti
Çelik dişlerden daha zalim kötülük vardı; haykırıslanyla tepelerden kayalar parçalanıp Esgalduin çağlayanlarına düsüyordu.Orada ölümüne dövüsüyorlardı; ama Thingol bunu önemsemeyip Beren'in kötü sekilde yaralandığını görerek yanına diz çöktü.Huan, Carcharoth'u öldürdü; ama orada, Doriath ormanında, uzun süre önce söylenmis yazgısı da tamamlanmıstı; ölümcül yaralar almıs, Morgoth'un zehiri içine islemisti. Beren'in yanına gelip yere yığıldı, üçüncü kez sözcüklerle konustu; ölmeden önce Beren'e elveda dedi. Beren konusmadı ama elini kurt köpeğinin basına koydu, böylece ayrıldılar.
__________________
:darkprince:
Orta Dünya Hakkında Herşey için
Minas Tirith Kütüphanesi

SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT
İnternete Sansür Değil,Sürat Gerek !
SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT


Konu darkprincee tarafından (11-10-2009 Saat 10:30 ) değiştirilmiştir..

 

Son değişiklik Cumartesi, 23 Temmuz 2011 23:01
Gandalf

Yazar İsim: Gandalf
Irk: Maia  Sınıf: İstari  Kriter: Adil İyi

Bu kategorideki diğerleri: Tom Bombadil »
Yorum yazmak için lütfen üye olunuz

SON RESİMLER

SON VİDEOLAR