Troller, Melkor tarafından dev Entlere rakip olmak amacıyla oldukça güçlü yaratılmıştır. Normal bir insanın en az iki katı büyüklüğünde olan bu troller yeşil ve zırh benzeri bir deri ile kaplıydılar. Eğer ki Entler ağaca karşılık geliyorlarsa, Troller de taşa karşılık gelir. Ancak buna rağmen bir taşı parçalayabilecek Entler kadar kuvvetli değillerdi. Troller taş kadar sert ve kırlımaz bir yapıya sahiptiler. Yaratılmalarında kullanılan büyü sebebiyle ölümcül bir eksiklikleri vardı; ışığa çıkamıyorlardı ve ondan korkuyorlardı. Yaratılmalarında kullanılan büyü karanlık içerisinde uygulandığından, eğer üzerlerine ışık düşecek olsa bu büyü bozuluyor ve taş benzeri derileri içe doğru büyüyordu. Sonuçta onların kötülükleri ışık yardımı ile ruhsuz ve cansız bir taşa dönüşmüş oluyordu.
Onların bu aptal yaratılışları herhangi bir dili tam anlamı ile konuşmalarına engel oluyordu. Dağlarda ve ormanlık arazide bulunan trollerden çok korkulurdu. Bu troller sadece taze et ile beslenirlerdi. Kurbanlarını herhangi bir sebeb olmaksızın öldürür, acıma göstermez ve onların sahip oldukları eşyaları kendisine ait hazine odası içerisinde saklardı.
Yıldızların çağında troller orta dünyayı merak etmiş ve gerek yalnız olarak gerekse orklar ile bereber burayı keşfetmeye başlamışlardı. Bu zamanlarda büyük çoğunlukla kurtların, ork sürücülerinin ve Melkor’un diğer kötü hizmetkarlarının yanında savaşlara katılmışlardır. Fakat Güneş’in ilk çağında kudretli güneş ışığının onlara zarar vermesi ve öldürmesi sebebi ile daha güvenli yerlere kaçmışlar, sadece geceleri Beleriand Savaşları sırasında savaşmışlardı. “Quenta Silmarillion”da da anlatıldığı gibi Sayısız Gözyaşı Savaşlarına, çok büyük sayılarda katılmışlar ve Balrogların Efendisi olan Gothmog’un gardları olarak korku nedir bilmeden ve acımasız bir biçimde savaşmışlardır. Bunlardan yetmiş tanesinin güçlü bir Edain savaşçısı olan Hurin tarafından, diğerleri yetişip onu tutsak alana kadar öldürüldüğü hikayelerde anlatılmaktadır.
Güneşin ilk çağlarında gerçekleşen Öfke Savaşı sonrasında troll ırkı orta dünya üzerinden geri çekilmiş ve kendilerini gizleyecek yerlere göç etmişlerdir. Maia Sauron orta dünyaya geldiğinde ise, efendisi Melkor’un bu eski hizmetkarlarını kendine hizmetkar olarak almıştır. Sauron bilgisini kullanarak Trollere daha fazla zeka sağlamış ve böylece eskisinden daha bir korkunç hale gelmiş olan troller ortaya çıkmıştır. Bu yaratıklar daha sonraları dünyanın karanlık yerlerinde özgürce ve korkusuzca gezinmeye başlamışlardır
Üçüncü çağın içerisinde Sauron Mordor’da ikinci defa görüldüğünde, troller hala bu ölümlü topraklar üzerinde yürümekteydiler. Bunlardan bilinen türler;
Kaya-Trolleri
Mağara Trolleri
Tepe Trolleri
Dağ Trolleri
Kar Trolleridir.
Üçüncü çağ boyunca söylenen bir çok hikayede onların kötülükleri anlatılırdı. Ayrıkvadi’nin kuzeyinde bulunan dağlarda Dunedain reisi Arador’un öldürülüşü bu hikayelerden yalnız bir tanesidir.
Eriador’da bir zamanlar üç troll bu bölgedeki bir kasaba halkına musallat olmuştu. Bu troller standart trollerden değillerdi sanırım ki bunlar zeki sayılabilecek trollerdendi. Onlar insanların kullandığı Westron dilini kısmen konuşabiliyor ve anlayabiliyorlar, birkaç şeyi sayabilecek kadar da cebir bilgisine sahiplerdi. Çok yüksek bir zeka değildi fakat diğer trollere nazaran da iyi sayılabilirdi bu durum onlar için. Bu bahsi geçen Troller Gandalf’ın taşa dönüştürmek amacı ile kandırıp sabaha kadar aralarında kavga etmelerine sebep olduğu trollerdi. Moria’da bulunan Balrog’un emrinde de bir çok büyük Mağara Trolü bulunuyordu.
Fakat Sauron onların bu kadar güçlü olmalarına rağmen durumlarından memnun değildi. Onları daha çok kuvvet gerektiren işlerde kullanmaya başladı. Bunun üzerine kötü insanlar’ın düşünce ve zekasına yakın yeni bir tür yarattı. Olog Hai adıyla bilinen bu tür pençeleri olan ve diğer troller gibi zırh benzeri deriye sahip yaratıklardı. Sauron’un iradesinin izin verdiği ölçüde güneşe dayanabiliyorlardı. Kara, yuvarlak ve büyük kalkanlar savşa aracı olarak ise ağır gürzler ve savaş çekiçleri ile donatılmışlardı ki bir vuruşta miğferleri ezen, kalkanları parçalayan, zırhları eğip büken aletlerdi bunlar. Olog hai’le Sauron tarafında Dol Guldur’da ve Mordor’un dağlarında Sauron için savaştılar ve düşmanların büyük korku saldılar.
Yüzük Savaşları sırasında ki Pelennor Çayırları muharebesinde ve Kara Kapıların hemen önündeki savaşta büyük yıkıma sebep oldular. Fakat bu Olog Hai’ler Yüzüğün Gücü olmadan yok olacak olan Sauron’un hizmetkarlarıydılar ve onun iradesi ile güneşe dayanıyorlar ve savaşıyorlardı. Tek Yüzük yokolduğunda, Sauron artık ufak bir gölge haline düşmüştü ve bütün hizmetkarları gibi bu trollerde karanlık düşünceler içerisinde ve korkuyla kaçmışlardı. Bir çoğu bu çağın sonunda yok edilmiştir.
Yazar: Erchamion Moriyondo
Yazarın yeni sitede üyeliği olmadığından,sadece alta not olarak ismi eklenmiştir. Eserin sahibi siteye üye olduğu zaman, yazar bilgileri eklenecektir. Eserin sahibi üyeliğini aktif ettiği anda lütfen Eru ile site içinden temasa geçsin.




