Hırsızların Hırsızı

Oy ver
(0 oy)

Uzun çok uzun zaman önce başlar bu öyküm.
Buradan çok uzakta bir krallıkta olması gerek sankim.
Ama değil neyseki,
Minas Tirithi bilirsiniz hepiniz, olması gerektiği gibi.

 

Sauron’un İsildur tarafından mağlup edilmediği,
Elrond’un kötülük uyanıyor diye uyardığı,
Mithrandir’in Orta Dünya’yı kurataracakları aradığı,
Öyle bir zamanki o günler, karanlık ve tehlikeli.

Görmedim onu belki ama çok duydum ününü
Zor bir zamanda yaşamış zor bir adamın.
Görmedim onu belki ama çok duydum yaptıklarını
Korku nedir bilmeyen gözü pek bir hırsızın.

Bir hırsızlık sırasında karşılaştı belki kaderiyle.
Ya da kader ayağına geldi şehri kurtarsın diye.
Şanslı bir hırsızdı belki de sadece,
Doğru zamanda doğru yerden gidiyordu “evine”.

Yukarıdakinin yaptıklarını kim anlayabilir ki?
Bir hırsızı ondan başka kim seçeebilir ki?
Kahraman olsun diye bir ahlaksız
Erudan başka kim uğraşabilir ki?

İsmini daha önce duymuşsunuzdur belki
Gölegelerin en karası, gecenin efendisi
Hırsızların hırsızı, sevgililerin en iyisi
Belki de sadece, Gardo idi ismi.

Böyle neşeli bir handa başlar hikayesi
Bir ozan şarkı söyler tam da benim gibi
Garson kızlar servis yapar
Şuradaki güzel bayan gibi.

Eğlenmek isteyenler ozanı dinler,
Sarhoşlar içkilerini yudumlar,
İşçiler yorgunluklarını atar,
Zenginler sadece şaraptan şikayet eder.

Ama Gardo, para dolu keseleri avlar.
Gözleri bir şahin gibi keskin etrafa bakar.
Sarhoş zenginleri evine kadar takip eder,
Ve onların yükünü taşıyarak onlara yardım eder.

Gene böyle başlamıştı gecesi.
Herşey tam da olması gerektiği gibiydi.
Ama zenginin bir casus olduğunu
Sauron’dan başka kim bilebilirdi ki?

Aslında umrunda olmamalıydı.
O bir hırsızdan başka neydi?
Ama şehrin düşmesi,
Onun içinde büyük felaket olmaz mıydı?

Girdi o zenginin, o büyük ve ihtişamlı evine
Şimdi bile bilinmez o zenginin ismi
Ama ev o kadar rahatça fark edilebilir ki,
Adamın isminden önde giden bir gösterge gibi.

Gardo’nun aradığı belgeler bir kasanın içindeydi,
Bir zengin her zaman bir kasa kullanırdı,
Bir hırsız ise o kasayı açmak için gerekli şeyleri.
Ama bulacağı bir iki kağıttan da öteydi.

Şimdi nerede olduğunu kimse bilmesede,
O küre bir zamanlar çok güçlü bir objeydi.
Onun dışında dört tane daha vardı.
Palanthirdi isimleri.

Kürenin içindeki göz ise küreden bile ürkütücüydü.
Kimseye ait olamayacak kadar korkutucu.
Ondan başkasının olamayacak kadar muhteşemdi.
Sauronun gözü, kürenin içinden hırsıza bakıyordu.

Şaşkınlığı geçtiğinde hırısızn söylediği,
Tek cümle ise kötülüklerin babasına
Söylenmeyecek kadar alışılmışın dışındaydı.
“Turnayı g.tünden seni de gözünden vurdum babalık.”

Belkide zaten gözünü hırs bürümüş olması,
Kötü Efendi’den etkilenmemesini sağladı.
Ya da hırsız ruhunun derinliklerinde saklı,
Öyle saf bir kalbe sahipti ki.

Bu düşünce kendisine bile saçma gelmişken,
Kendinden başka da kimseyi inandıramayacakken,
Gereksiz düşüncelere takılıp kalmak zaman kaybıyken
Bir kesenin içine zorla attı küreyi, yalnızca gözü görürken.

Ne yapılması gerekliydi bilinmez.
Öyle bir durumda olan birinden,
Kralın adamlarına gitmesi beklenmez.
Ama kral haberdar olmalı o hainden.

Bu düşünce ile başlar o hırsızın yaptığı
İnanılmaz olayların en inanılmazı.
Ozan şarkılarına konu olacak kadar,
Destansı bir hırsızlık olması.

Kralın muhafazlarının koruması,
Kralın Kraliçe ile yatıyor olması,
Ve hırsızlarının hırsızının girmesi,
Gerektiği bir yatak odası vardı.

Hırsızın daha çok zorlandığı,
Yatak odasının kapısını çalmak mıydı,
Yoksa oraya kadar sessizce süzülmekmiydi,
Şimdi bile bir hırsız için merak konusuydu.

Bir hırsız asla kapıyı çalmazdı.
Bir hırsız girerken kapıyı kullanmazdı.
Ama bu hırsız, kralın sadık bir kuluydu.
Hafifçe tıklattı odanın tahta kapısını.

Tık seslerini kendi bile duymadı belki,
Sadece bir anlık bir gürültüydü belki,
Kralın uyumaya devam etmesi gerekliydi,
Ama Kral o gece uyumuyordu.

Kralın bütün dikkati yorganın altınadaydı,
Küçük takırtı zevk çığlıklarına karışmıştı,
O hırsızın ayak seslerini duymak imkansızdı,
Ama kırkırtısı, kralın bile dikkatini çekecekti.

Yorgunun dışında bir kafa kalktı,
Masanın üstüne bir şey koyan şekile takıldı,
Hırsızın gözleri kafaya baka kaldı,
Kraliçenin inlemeleri nedense durmuştu.

Abartılı bir reveranstı hırsızın yaptığı,
Kralın kişiliğine ve özel hayatını saygıydı.
Keseyi kaldırdı ve kağıtları işaret etti,
Sonra açık olan pencereden aşağı atladı.

Kral şok anından sonra çırılçıplak,
Pencereye bakakaldı saçma salak,
Fakat seslenmesi ile kraliçenin
Gıcırdamaya başlamıştı gene yatak.

Rüzgar yüzüne çarpıyordu setçe,
Rüzgar değil düşüşün etkisiydi belkide.
Salak hissediyordu kendini nedense.
İpini atmasa, ölecektide neredeyse.

O an ipin nereye dolandığı bilinmez,
İp ne an elden çıktı sorulmaz,
Erunun o ipe dokunuşu fark edilemez,
Ama yukarıdakinin varlığı su götürmez.

Siz içkileriniz yudumlamaya devam edin,
Büyük olaylar Orta Dünya’ya şekil versin,
Kral, Kraliçe ile varislerini hazırlasın,
Gardo ise hayatı için çabalasın.

Çöplerin oraya konması bir mucizeydi elbette
Her destansı olayda şans vardır elbette,
Kahraman olayın ortasında ölmez elbette
Ama bir yerleri fena da olmaz tabii ki de.

Her iki bacağı kırık, her iki kolu çıkık,
Kafasında büyük bir şişik,
Göğsünde derin ve büyük bir yarık,
Abarttım, sadece alnında var bir kesik.

Saray bahçesi soğuk ve karanlık,
İlginç fark ettiyseniz bilmem ama
Minas Tirithte bir bahçe olmadı ama
Yine de kabul edilebilir bir hata.

Hem siz içkilerinize dalmış sarhoş olurken,
Bu ozan, bu sahnede sizin için yırtınırken,
Hancı paracıklarını sayarken,
Kimse ayık olmazken, sen misin onu fark eden?

Dönelim artık öykümüze,
Yeter bu kadar içki molası size,
Hancı mutlu oldu yeterince,
Düşüşünün etkisinden kurtulmuştu Gardo ise.

Muhafızlar onu fark etmemişti nasılsa,
Muhafızlar muhtemelen uykularındaydı hala,
Hala nöbette olanlar ise geriniyorlardı rahatça,
Fazla bir şey kalmamıştı güneşin doğumuna.

Doğruldu hırsızımız sırtını tuta tuta,
Kral kürenin üstedeki nota
Dikkatle bakıp davranacaktı ona
Tam bir kahraman gibi nasılsa.

Ama Kral uyandığında hırsızın notu bulununca
Mutlu olmadı nedense yapılanlara
Karısı ile ilişkisi biri tarafından görülünce belkide
Başının vurdurulmasını istedi hırsızın sakince.

Gardo sakince bekledi muhafızları,
Haber yayıldı onu rahatsız etmedi nedense,
Muhafızlar onu bulamadı elbette,
İşini devam etti rahat ve dertsizce.

Efsane oldu ismi gene de.
Küreyi bulduğu için değildi elbette.
Kral’ın yatak odasına girip yakalayınca,
İki kişiyi iş üstünde ünlendi birdenbire.

Sonra ne oldu bilinmez.
Gardo işlerine devam etti belkide.
Ya da ihtiyaç duymadı çalışmaya belkide
Casustan iyi para çalmıştı elbette.

Gelelim öykümüzün sonuna,
Yudumlayalım kadehlerimizi,
Şerefine kaldırılan bardaklarımızı,
Kral ve Kraliçenin o günki çalışmasına.

Hey sizi gidi beni buradakiler,
Teşekkür ederim size beni izleyenler,
Hancıyı mutlu ettiniz para ödeyenler,
Beni sevindirdiniz beni anlayarak dinleyenler.

Bir başka öykü bir başka destana görüşmek üzere,
Hepinizi bir sonraki durağımda görmek dileğiyle,
İyi bir gece ve rahat bir uyku dileğiyle,
Bitiriyorum sözlerimi bir gülücükle,
Ve iniyor perde.

Sona yaklaşırken sitede güzel şeylerinde yapılabildiğini göstermek açısından bu yazıyı gönderdim. Umarım hoşunuza gitmiştir..

Yazar: Salroth

Yazarın yeni sitede üyeliği olmadığından,sadece alta not olarak ismi eklenmiştir. Eserin sahibi siteye üye olduğu zaman, yazar bilgileri eklenecektir. Eserin sahibi üyeliğini aktif ettiği anda lütfen Eru ile site içinden temasa geçsin.

Gandalf

Yazar İsim: Gandalf
Irk: Maia  Sınıf: İstari  Kriter: Adil İyi

Yorum yazmak için lütfen üye olunuz

SON RESİMLER

SON VİDEOLAR

Bulunduğun sayfa: KÜTÜPHANE ÖYKÜLERİNİZ Hırsızların Hırsızı