Bağırmak

Oy ver
(1 Oy)

Avazı çıktığı kadar bağırmakla başlar insanın hayatı. İlk nefesini aldığında bebek, hayatı, oluştuğundan beri ilk defa hava dolan akicğerlerinin çıkardığı ilk çığlıkla başlar. Akşam sefası gibi açılır akciğredeki havakeseleri.
Bağırır bebek. Yaşamak için geldiği dünyanın iğrençliğini farkederek bağırır.. Karnı acıkır, bağırır. Kendini rahat hissetmez avazı çıktığı kadar bağırır. Çunku ne karnını doyuracak aşı, ne de rahat edeceği kuştüyü bir beşiği vardır..


Henüz farkında olmamasına rağmen, o annesini tarlada çalışırken izler. İzledikçe annesinin nasırlaşmış ellerini ve henüz doğumdan kendini toparlayamamış vücüdünü bu hale getiren dünyaya lanet okur. Bağırır.
Bütün bunların yanında büyür bebek. Önüne geçemediği hayat gibi bir de zaman vardır çünkü. Annesinin tarlada yetiştirdiği, tam kızarmamış domatesleri yiyerek büyür çocuk. Artık ciğerleri nefes almaya alışmıştır belki, ama her aldığı nefes annesinin onu büyütmek için çektiği çile kadar acı verir ona.
Koşar, eğlenir, arkadaşı yoktur belki ama daha eline 5 yaşında tutuşturulan kılıç bu eksiğini giderir. Bir ağaca tahta kılıcıyla vururken elini incitir. Ve çocuk herzaman yaptığı yakarışı tekrarlar.. Bağırır.
Daha büyür çocuk. Artık 15li yaşlara gelmiştir ve annesine o ufak tarlalarında yardım etmektedir. Çalışır, onun da elleri nasırlaşır.. Her gece çocuk bağırmak için evin arkasındaki tepeye çıkar.. O orda çalışırken, onu kukla gibi oynatan tanrısına kufurler eder.
Annesi onu süt almaya yollar.. O da gider.. Şu ana kadar annesine babasının nerede olduğunu hiç sormamış olduğu gibi, o sütü neden aldığını da sormaz delikanlı.. Sütü alır, evine döner... Eve girdiğinde annesinin cansız bedenini görür.. Üstü başı yırtıktır ve eline o doğduğundan beri annesinin her gun bir bozuk para koyduğu kumbarayı görür.. Kırıktır ve içi boştur...
Ve bağırma sırası yine ondadır.. Annesinin cesedinin üzerinde bulduğu hançeri saklar, çünkü bu hançer de sahibinin adı yazar...

Ömrünün geri kalanını para kazanmak için paralı askerlik yaparken bulur adam... Ve ömründe gördüğü 5 ömürlük ölünün herbirinin ardından kısa bir çığlık atmıştır, gördüğü her kan damlası için.... Tanrı hala onunla oynamaya devam etmektedir...

Ve bir gün, yeni bir iş teklifi aldığında işvereninin yıllar önce annesini öldüren adam olduğunu farkeder adam... İşini yarım bırakır ve adamın evine gider... Kılıcını yağlarken bulduğu adama büyük bir nefretle bakar.. Adama hançeri gösterir... Katile başka birşey sölemeye gerek kalmaz çünkü hançeri gördüğünde adamın gözleri iki kat büyür...
Şu anda oturduğu evi o hançer sayesinde almıştır çünkü.
Üstüne atılır, boğuşmaya başlarlar... Göğüs hizasındaki hançer kendi göğsüne batar ve o ciğerlerinin ilk dolduğu andaki gibi şimdi de geri vermektedir havayı... Bağırır.. Bağırır..

Sen kazandın tanrım..

Yazar: Orth Augenis

Yazarın yeni sitede üyeliği olmadığından,sadece alta not olarak ismi eklenmiştir. Eserin sahibi siteye üye olduğu zaman, yazar bilgileri eklenecektir. Eserin sahibi üyeliğini aktif ettiği anda lütfen Eru ile site içinden temasa geçsin.

Gandalf

Yazar İsim: Gandalf
Irk: Maia  Sınıf: İstari  Kriter: Adil İyi

Bu kategorideki diğerleri: « Zaman İyilik – Kötülük »
Yorum yazmak için lütfen üye olunuz

SON RESİMLER

SON VİDEOLAR

Bulunduğun sayfa: KÜTÜPHANE ÖYKÜLERİNİZ Bağırmak