Akşam oluyor. Kasabadan ayrılalı yaklaşık. İki hafta oluyor. Birkaç yer gördüm oralarda da benden kaçtılar. Neymiş efendim kenderler çok yaramaz ve meraklıymış, hele ben en beterleriymişim. Daha neler. Ben gayet uslu ve mantıklı bir kenderim. Münasebetsiz şeyler. Ne olacak.
Kırlar evim oldu artık. Hem burada da inceleyecek bir çok şey var. Meselâ kunduzlar gerçekten hoş yaratıklar. Ama size bir tavsiye barajlarıyla fazla oynamayın kızıyorlar.
Ha nerede kalmıştık evet. O günlerde bana gerçekten bir dost gibi davranan o yaşlı adamla tanıştım. Zaman ilerledikçe ona dertlerimi açtım. Canlıların sırf bir kenderim diye benden kaçmalarından rahatsız olduğumu anlattım. O da beni buraya yolladı. Beni kender diyip kaçanların yerine hobit diyip saygı gösterenlerin yanına. Gönderdi.
Bir sabah, güzel bir sabah. Shire da bir divan toplantısı. Fazla meraklı ve habersiz ödünç alam huyumdan dolayı huzur bozan ilan edildim. Aslında bu o kadar önemli değil Gandalf’a da aynı unvanı vermişler daha önce. Sanırım bu iyi bir şey. Her neyse.
O gün onla karşılaştım işte. Shire’nın güneyinde bir tepeciğin üstünde duruyordu. Çevresine beyaz ışıltılar saçan bir pelerini vardı. Tıpkı beni buraya gönderen ihtiyara benziyordu. Tabi pelerinini ödünç vermeyi reddetti. E bende fazla ısrar edince biraz kızdı. Daha sonra benim kender olduğumu anlayıp güldü. İlk yarım saat pelerinini vermemek için uğraştıysa da kaybetti.
Pelerini giyerken öfkesi çoktu yaşlı adamın. Ama parıltılar saçmak çok hoşuma gittiğinden onun kızgınlığının kalıcı olduğunu anlayamadım. Ve de bana haddimi bildirmek için küçük bir büyü yaptı. Adamın adını şimdi hatırladım. Adı sanırım eyu’ydu.
Gözlerimi açtığımda dünya çok büyümüştü. Bir dev hem de dev bir elf , dev bir arabadan sürünerek yere düştü bene onu belki ne olduğunu anlatır diye dürtmek istedim. Ha ha o an anladım. O dev değildi ben iyice ufalmış yeni bir bedene girmiştim. Beni omzuna koydu elf beyi ve yollarımız birbirine o an bağlandı.
Ben kim miyim. Adım Alaca HIZLIEL. Nam-ı diğer yeni bedenime göre adım Alaca CİVCİV.
Ama bir şey vardı Eyu denen adamın atladığı. Pelerinini geri almamıştı hatta benim boyutumda küçülmüştü pelerini. Ve cebinin sınırları yoktu. Bu tarz bir şeyi ejder kürelerinin keselerinde görmüştüm. Ama bu daha beterdi anlayacağın tam bir kendere göre. İçine her şey sığıyor ve içinden ne istersem çıkıyor. Hatta bir keresinde beni görünmez yapan bir yüzük bile bulmuştum. Dur yoksa o başka birinin hikayesimiydi.......... her neyse
Yazar: Maer
Yazarın yeni sitede üyeliği olmadığından,sadece alta not olarak ismi eklenmiştir. Eserin sahibi siteye üye olduğu zaman, yazar bilgileri eklenecektir. Eserin sahibi üyeliğini aktif ettiği anda lütfen Eru ile site içinden temasa geçsin.




