Conan
Conan

Conan (42)

Conan Evreni ile ilgili geniş bilgiler, yazılar..

Öncelikle belirtmeliyim ki Kimmeryalı Conan’ın kronolojisini hazırlamak, samanlıkta iğne armaya benzer.. Bu deyimi kullanmamın nedeni ise, dağınık bir halde bulunan Conan maceralarını birleştirebilen insan sayısının çok az olması.. Şimdiye kadar dünyada onlarca kronoloji hazırlansa da sadece “Yedi” tanesinin gerçek anlamda yazılmış öyküleri birleştirebilen bir kronoloji çalışması yaptığını söyleyebilmek mümkün..

Tüm dünyanın kabul ettiği ve Türkiyede de yayınlanan bu çizgi roman serilerinin kronoloji yaratıcıları olarak kabul bu “Yedi” ismi sizlere tanıtmak gerekirse :

Hiborya Çağı

Tarihçesi

"Büyük Tufan Öncesi"

M. Ö.  17. 000 Yılları

Nemedya tarihçilerinin "Büyük Tufan Öncesi" olarak adlandırdıkları zaman hakkında söylentilere dayanan bilgiler dışında hiçbir kanıt yoktur. Bilinen tarih Anakıtada (o zamanki adıyla Thuria) uygarlığın ortaya çıkması ile başlar. Ortak bir çağdan gelen bu devrin insanlarının konuştukları dilde birbirine benzerdi. Grondar'ın doğusundaki çölün dışında, etekleri balta girmemiş ormanlar ve tepeleri karlı kaplı dağlarda ilkel kabileler yaşayordu. Thuria kıtasının en doğu kıyısına yerleşmiş bir ırk daha vardı.  Lemurya'lıların zaman zaman ilişki kurdukları bu tuhaf ırk aslında Thuria'lı değildi. Nereden geldikleri kesin olarak bilinmemekle birlikte Lemurya Adalarının doğusundaki isimsiz kıtadan geldikleri sanılıyordu. En güneyde Thuria kültürüyle bir ilgisi olmayan ve insanlık öncesi bir karakter taşıyan ikinci bir esrarengiz uygarlık daha vardı.

Atlantis

"Söylencelerin pususunda saklanmış. . . "

Tufan öncesi çağ. 100. 000 yıl önce Thuran uygarlığının doğuşuyla başlayıp, ani bir jeolojik değişikliğin doğurduğu Bütük Tufan'ın dünyayı sarsarak, yerkürenin yüzünü tümden değiştirmesiyle sona ermiştir. Hiborya Çağın'dan 8. 000 yıl önce sona eren düşşel bir çağdır, Atlantis.

“Şunu bilin ki Prensim, Kabaran okyanusların Atlantisi ve onun görkemli kentlerini yutmasından hemen sonra, Dünya’da o güne kadar görülmemiş bir çağ başlamıştı. Aryas’ın oğullarının doğduğu bu çağda,dünya üzerindeki imparatorluklar ve uygarlıklar,gökteki yıldızların mavi pırıltıları kadar dağınık fakat belirgindi. İşte bu sıralarda Kimmeryalı Kimmeryalı Conan geldi. Çelik bilekli elinden kılıcını hiç bırakmayan bu kara saçlı, şahin gözlü yiğit, tüm imparatorlukları sandallı ayağının altında çiğnemek istiyordu.

Nemedya Efsanesi / B-1

Silahlar ve Zırhlar

"Savunmayı öğrenmek, zafer kazanmaktır.."

Hiborya çağı silahları genelde iki ana kategoriye ayrılırdı.Savunma ve saldırı olarak. Genelde askerlerin konusuydu silahlar ama yaygın çöküş dönemi ve yasadışılık her erkeğin -ve akıllı kadının- evini ve ailesini korumak için çeşitli el silahları bulundurmasını neredeyse zorunlu kılmıştı.En yaygın ve en çok kullanılan silahlar kılıç, bıçak ve hançerlerdi.

Conan

"Barbar bir savaşçının Krallığa uzanan serüvenlerle dolu hikayesi. . . "

Hiborya Çağında en büyük efsanelerden birisi Barbar Conan'ın hikayesidir. Babası ve akrabalarının katliam ve yağma için akın düzenleyen Vaneheim'lileri köyleri dışına püskürttüğü, karlı ve rüzgarlı bir savaş alanında, Cimmeria'da doğdu. Bütün Kimmeryalı erkekler gibi doğuştan savaşçı gibi değildi. Fakat Conan benzerlerinden farklı olarak soyunun en güçlülerinden bile üstün bir fizik ve kol gücüne sahipti. Onbeş yaşında Kimmerya'nın ıssız ormanlarında ayıların rahibesi Ursla ile karşılaştı ve Ursla tarafından baştan çıkarıldı. Ama bu aşk serüveni kısa sürdü. Conan'a daha yaşlı klan üyeleri, Venarium'a karşı düzenlenecek sefer için izin verdiler.  Kimmerya'lılar burada bir Aquiloni'ya yerleşimini (Venarium'u) tümüyle yok ettiler.  Conan henüz tam gelişmediği halde bir doksanbeş boyunda, sekseniki kilo ağırlındaydı. Kızaklardan duvarları ilk aşan o oldu. Kendi klanında kahraman yapan, Venarium savaşından sonra Venahim'in içine akım yapan bir aesir çetesine katıldı.  Bryhunia'da kuyruksuz maymun adamlara karşı insanların baş kaldırısını yönetti,sonra ilk olarak Vanirli, ikinci olarak Hyperborea'lı köle tacirlerine yakalandı.

Red Sonya

"Tüm erkeklerin beğendiği, ama hiçbir erkeğin elde edemeği. . . "

Kılıçlı dişi şeytan lakablı, alev saçlı cehennem kedisi olarak tanınır, Red Sonya.  Hrykania'da emekli bir asker olan babası, çiftçilik ve hayvan postu ticareti yapıyordu. Üç kardeştiler. Annesi ağır işlerde çalışmış bir kadındı.  Eski asker babası, Sonya'nın erkek kardeşlerine saldırı ve savunmayı, kılıç kullanmayı öğretirdi. Onları kıskanan Sonya geceleri gizlice pratik yapmaya çalışırdı. Ama bunun için yeterli değildi. Ev işleri konusunda annesine her zaman yardımcı oldu. Sağda solda sürten birkaç paralı askerden oluşan bir grubun yolu onların çiftliğine düştü. Ailesi ve kardeşleri eğlence amaçlı gözleri önünde öldürüldü. Grubun şefi tarafından tecavüze uğradı. Kendi evinde ateşe verildi.  Sonya yangından kurtuldu. Katillere gözükmeden kaçtı ve nefesi yettiği kadar koştu. Ta ki bir ağacın altına bayılana kadar...

Belit

"Kara Kıyıların Kraliçesi..."

Denizlerin dişi kaplanı ve Conan'ın ölümsüz aşkı Belit, ataları kuşaklardan beri Shem'in güneyindeki büyük kent devleti Asgalun'un kralları olmuştu. Shem'li bir prenses olarak doğdu. Şefkatli babası Kral Atrahasis tarafından, annesiz olarak büyütüldü.

Kral kızına tutkusu olan denizcilik sanatını kısa zamanda en ince ayrıntısına kadar öğretti. Babasının gemisi Tigress'le yarışlara katıldı. Kral, güney adalarından sürgün gelen Ngaya'yı onun özel öğretmeni yaptı.Bir gece Kralın kendini beğenmiş kardeşi Nim Karrak kralı ve hizmetgarlarını katledip, tahta kendisini geçirmek için, Stigya'lı katilleri gizlice saraya soktu.Belit kanlı ölümlere tanık oldu.Öğretmeni N'yaga sayesinde kentten kaçırılarak kurtarıldı.Her zaman hazır Tigress'le N'yaga'nın anayurdu güney adalarına gittiler. Bu yolculuk sırasında Belit kalbinde gittikçe artan nefreti hissetti ve bir gün intikam almak için and içti..

Sayfa 1 - 6